(İZMİR) – Gültepe Belediye Başkanı Aydın Erten’in vefatının 26’ncı yılı dolayısıyla “Aydın Erten’i Anlamak: Halkçı Belediyeciliğin İzinde” paneli düzenlendi. Panelde konuşan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Gültepe’de Aydın Erten adının yıllar sonra anılıyor olmasının yerel yönetimle uğraşanlara, siyasetçilere ders olması gerektiğine inanıyorum. Kişisel hırsların değil, vatandaşlara dokunmanın, ideallerini, ilkelerini bırakmamanın çocuklarımıza bırakacağınız en güzel miras olduğunu gösteren çok güzel bir örnek” dedi.
Konak Belediyesi, Gültepe Kentsel Değişim Kültür ve Dayanışma Derneği ve İzmir Kent Konseyi tarafından Gültepe Belediye Başkanı Aydın Erten’in vefatının 26’ncı yılı nedeniyle “Aydın Erten’i Anlamak: Halkçı Belediyeciliği İzinde” paneli düzenlendi.
Erten’in mezarı başındaki anma töreninin ardından Toros Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen panele Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Araştırmacı Uğur Üler ve Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Turgay Gülpınar konuşmacı olarak katıldıdı.
Panelin moderatörlüğünü İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç üstlenirken açılış konuşmasını Gültepe Kentsel Değişim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ali Yılmaz yaptı.
Yılmaz, “Aydın Erten, ‘Ardımdan ağlayan değil, benim fikirlerimi yaymak, tartışmak ve geleceğe ışık tutmak için çaba harcayan dostlar olmalısınız’ demişti. Konak Belediye Başkanımız, Gaziemir Belediye Başkanımız ve Gültepe üzerine tezlerini yazan iki arkadaşımız sağ olsun bize destek verdi. Katılımcı başkanlarımıza ve değerli hocalarımıza çok teşekkür ediyorum” dedi.
“AYDIN ERTEN DEVRİMCİ BİR BELEDİYE BAŞKANIYDI”
Konak Belediye Başkanı Mutlu, Gültepe’nin Konak’ın en önemli kentsel dönüşüm bölgelerinden olduğunu ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetin kuruluşunun ardından Sümerbank gibi işçinin barınma ve sosyal yaşamını da kapsayan projeler ürettiğini ancak sonrasında, çok partili dönemde özelleştirmelerin başlamasının ardından gelen işçi göçünün barınma sorunu yarattığını dile getiren Mutlu, Aydın Erten gibi başkanların bu dönemde yaptıkları çalışmaların önemine değindi. Başkan Mutlu şöyle konuştu:
“Özelleştirmeler başladığında artık ülkede özel sektör kendi üretim mekanlarını açtığında, Doğu’dan, Güneydoğu Anadolu’dan, İç Anadolu’dan getirdiği işçilerin barınma sorununu çözmek istemedi. O sorun tamamen göçle gelenlerin üzerine kaldı ve gecekondulaşma ülkenin en büyük gündemlerinden biri oldu. Ve toplumcu belediyecilik gündeme geldi. Şehirlerine emekleriyle, iş güçleriyle katkıda bulunan, artı değer yaratanların nasıl barınacağına kafa yoran devrimci belediye başkanları ortaya çıktı. Aydın Erten onlardan biriydi.”
“MAZERET ÜRETMEDEN İŞ ÜRETMEK İÇİN GÖREVİMİZİN BAŞINDAYIZ”
Her dönemin kendi zorluğunu içinde taşıdığını, mazeret değil hizmet üretmeye devam ettiklerini söyleyen Başkan Mutlu, Aydın Erten’in bugünün siyasetçilerine örnek olması gerektiğini belirtti. Mutlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her dönemin kendi zorluğu var. Dolayısıyla mazeret üretmeden iş üretmek için görevimizin başındayız. Bunun için çalışıyoruz. Önemli olan dayanışmayla, birlikte, daha iyi bir Konak, daha iyi bir İzmir; buradan da yola çıkarak daha özgür, eşit ve adaletli yaşadığımız bir Türkiye hedefimiz var. Aydın Erten’in, Gültepe’de adının yıllar sonra anılıyor olmasını yerel yönetimle uğraşanlara, siyasetçilere ders olması gerektiğine inanıyorum. Özellikle şu yaşadığımız dönemde kişisel hırsların değil; vatandaşlara dokunmanın, ideallerini, ilkelerini bırakmamanın çocuklarımıza bırakacağımız en güzel miras olduğunu gösteren çok güzel bir örnek. O yüzden başkanımızı sevgiyle anıyorum.”
“O EVLERİ YAPABİLMELERİNİN YEGANE SEBEBİ AYDIN ERTEN’Dİ”
Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık da çocukluğunun Gültepe’nin Çınartepe Mahallesi’nde geçtiğini ve her zaman burayla gönül bağı olduğunu ifade etti.
Işık şunları söyledi:
“Aydın Bey’le ilk tanıştığımızda 14-15 yaşlarında bir çocuktum. Ailemizde, mahallemizde herkesin sevgiyle söz ettiği bir insandı. Bir mahalle düşünün, sadece eviniz var; yol, su, kanalizasyon, elektrik yok. Ama insanlarda Aydın Erten’in kazandırdığı ev sahibi olmanın mutluluğu vardı. İnsan yapısına baktığımızda ortalama yaşı 60-80 arasında olan, memleketinde aile reisi olan ama buraya geldiğinde çalışma özelliğini bile yitirmiş, o gücü kalmamış insanların, küçücük çocuklarının çalışmasıyla eve ekmek getiren bir pozisyona düştükleri bir travma vardı. Ama mutlulardı çünkü evleri vardı. O evleri yapabilmelerinin yegane sebebi de Aydın Erten’di.
“GÜLTEPELİLER KENDİ YOLLARINI, EVLERİNİ MAHALLELERİNİ KENDİLERİ KURDULAR”
Araştırmacı Uğur Üler de Gültepe’nin nasıl oluştuğunu ve o günden bugüne geçen süreci aktardı. Gültepelilerin semtlerini sahiplenmelerinin tesadüf olmadığını dile getiren Üler, şöyle konuştu:
“Türkiye’de 2. Dünya Savaşı sonrası kentleşme hareketleri yükselmeye başladı. Gültepe’nin de kuruluşu tam olarak bu döneme rastlıyor. Gültepe’nin kuruluşunda, bu bölgenin seçilmesinde kent merkezindeki TEKEL, TARİŞ gibi üretim merkezlerine olan yakınlığı ve geniş arazilerin varlığı etkili oluyor. O zaman bu iki denklem bir araya geldiğinde merkezde çalışan işçileri bu bölgelerde gecekondu yapımı yoluyla yerleşmeye başlıyor. Gültepeliler kendi yollarını, evlerini, mahallelerini kendileri kurdular. Bu da bir tür dayanışma duygusu ortaya çıkartarak onların siyasal kimliğinin şekillenmesine katkıda bulundu. Ayrıca yaşadıkları bölgeye yabancılaşmalarını en aza indirdi. Gültepelilerin Gültepe’yi sahiplenmesi ve Gültepe için mücadeleye girmesinin temelinde bence bunlar var.”
“TOPLUMCU BELEDİYECEİLİK MODELİ GÜLTEPE’DE UYGULANDI”
Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Turgay Gülpınar ise, “Gültepe’de Toplumcu Belediyecilik” konulu doktora tezinden bahsetti. Tez döneminde Gültepelilerin kendisine çok yardımcı olduğunu vurgulayan Gülpınar, “Toplumcu belediyecilik modeli Batı Avrupa’da İngiltere, İskoçya’da başlayan daha sonra Avusturya, İspanya, İtalya’da da uygulanmış bir model” dedi.




